|
Acaba Çinliler ile Amerikalıların beyni farklı mı çalışıyor. Herhalde bu soruyu sokaktaki insana sorsak büyük çoğunluk 'evet' diye cevaplar. Düşüncenin Coğrafyası kitabının yazarı Richard E. Nisbett bu soruyu bilimsel bir problem olarak ele almış ve bu konuda yapılan araştırmaları bir kitapta toplamış.
Doğu ve batı'nın düşünce şekilleri arasında derin bir fark olduğunu biliriz. Batı düşüncesi bireye odaklı, doğu düşüncesi ise toplum ve ilişkileri daha fazla öne çıkaran bir yapıdadır. Kitap önce bunun tarihsel sebeplerini inceliyor. Bu düşünce tarzlarının temellerinin eski toplumların içinde bulundukları doğal koşullardan etkilendiğini öne sürüyor. Bu tabii ki sadece bir varsayım.
Kitap daha sonra belli konularda bu tür farkların bulunduğu bazı deneyleri sıralıyor. Burada temel olarak bunun yapısal yada genetik temelli bir fark mı olduğu yoksa içinde yaşanılan toplumun kültürünün bilişsel süreçlere etkisi ile mi oluştuğu üzerinde duruluyor.
İki kültür arasında farkın en fazla farkedildiği alan 'ben' ve 'biz' kavramları. Batı toplumları daha fazla 'ben' odaklı düşünüyor. Doğulular ile kendilerini daha büyük bir toplumsal ortamda (mesela aile) düşünerek diğer bireyler ile olan etkileşimlerine de önem veriyorlar.
Buradaki deneylerden birini ben ve Özde Ak, Bilişsel Psikoloji dersi ödevi olarak yapmıştık. Oldukça basit bir deney. Doğu ve batı etkisinde yetişmiş bir grup deneğe çocukluk anılarından birini 20-25 cümle ile yazmalarını istiyorsunuz. Sonra burada kişinin kendisine ve diğer kişilere verdiği referansları sayıp oranlıyorsunuz. ('Ben kitap okuyordum: Ben:1 Başkaları:0, 'Annem, kardeşim ile bana tatlı verdi, Ben:1: Başkaları:2' gibi sayılıyor). Doğu etkisindeki kişilerde başkaları sayacı Batıdan daha büyük çıkıyor. Biz daha önce Amerikalılar ve Çinliler için yapılmış deneyi örnek almış ve Türkiye'nin nerede olduğunu bulmaya çalışmıştık. Kendi arkadaşlarımızdan anıları topladık ve rakamlar Batılı deneklerden elde edilen rakamlara daha yakındı. Ama bunu ülkemizin artık Batılı bir ülke olduğu yerine bizim arkadaş grubumuzun bu ülke için bir anomalite olduğu şeklinde yorumlamıştık.
Farklar bu kadar ile bitmiyor. Mesela Batılılar bir nesneyi veya kavramı izole ederek tek başına düşünmekte daha başarılı. Doğulular ise genelde bütünü görmeye odaklı. Batılı bebekler isimleri fillerden daha çabuk öğrenirken, Doğulu bebeklerde fiiller daha önce öğreniliyor.
Kitapta deneylerle gösterilebilen bu farkları, Doğu ve Batı kültürlerinin gelişimi ve bugünkü durumu üzerine etkisi hakkında da bazı hipotezler var. Her na kadar bunların bilimsel geçerliliği tartışılır ise de felsefi bir tartışma olarak ilgi çekici.
|